Salı


Dün aldım bugün bitirdim "Kürk Mantolu Madonna"'yı sonra kafam daha bi karıştı kendimi onun yerine koydum.Hoş benzerliklerimiz yok değil ya.Hayatı gerçek manada olması gibi görme özelliği çok az kişiye veriliyor.Normal yaşama lüksü.
Sevdiğim adamdan bi çocuğum olsaydı bunu ondan saklar mıydım bi gün gelecek umudu taşıyarak bilmiyorum.Raif'in onu ciddi anlamda sevdiğine inandığını bile bile üstelik, inanıyor olsaydım hiç beklemezdim sanırım.Gerçek anlamda tam yaşamaya başlamışken ikili aptallıklar nedeniyle tekrar donuk ve manasız bi yaşamı seçmezdim ben.Gerçi yapılabilicek pek bişi yok ya.Ben en azından ölüceğimi anladığım an bi mektup daha yazardım, veda düzeyinde bi mektup olmazdı bu.En azından ona 4 5 ayda olsa yaşadığımı hisettirdiği için teşekkür eder, harcıyamadığı sevgiyi kızı için tüketmesini isterdim.Raif gibi bi gün karşılaşıp "çok şirin kız" diyip kızına yabancı bakışlarla bakmaması adına bu son iyiliği yapardım.Sonra 4 5 ay gerçek manada yaşadığı bilmem kaç senelik yaşama yüzümde bi gülümsemeyle çekip giderdim.


Biri uzansın güzelce bende ona kitap okuyım istiyorum.Sessizce dinlesin ama.

Şuan fonumda köpek sesleri var bu sıralar nedense bi hayli çoğaldılar gece bazen uyandığımda korkmama neden oluyorlar.Okul herzamanki gibi keyifli ve yorucuydu.Bugün bi kez daha annemin değerinin büyüklüğünü farkedip öpücük yağmuruna tuttum.Bi ara babamla muhabbet etme çabasına girdim tv izliyordu oralı olmadı sonra bunun yanlışlığını farketmiş olsa gerek yanıma geldi bişiler anlattı dinledim ben anlattım dinledi.Birazdan kardeşimi uyuduğu yerden uyandırıp yatağına yatırdıktan sonra odamın camını kapatıp yazılan hikayeyi okuyup uykucuk yapıcam.

" Uykucuk yapmak " annem küçükken biz çok yaramazlık yaptığımızda sevimli hale getirmek için bulmuş olsa gerek." Hadi çocuklarr uykuucuuuuuk yapcaaz " derdi ordan kaldı aklımda hep.