Sadakat; ne menem şeydir bu sadakat...
Sadakat sır saklamak mıdır?
Sessiz kalmak mıdır kıyametin kopacağını bile bile?
Ölüm gibidir sadakat, pazarlığı olmaz.
Bir kere çizgiyi geçtin mi; yoktur dönüşü.
Ne umutlar fısıldarsa fısıldasın sana hayat;
Çeker gider, sadık kalmaz sonunda
Ama kötülük öyle mi?
Hep yanı başındadır insanın.
Sözler verilir, sözler unutulur.
Gün gelir ihanet eden sadakat ister.
Sadaka gibi verilmez sadakat, isteyen hepsini ister.
Sevdiğine sadık kalan adam, kendinden vazgeçebilen adamdır.
Yapmakla olup bitseydi bu iş; hemen yapardım,olup biterdi...
Döktüğüm kanla akıp gitse herşey,
Bir vuruşta sonuna varmıştım işin.
Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen;
Öbür dünyayı gözden çıkarıverir insan.
Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.
Doğruluğun şaşmaz eli bize sunuyor içine zehir döktüğümüz kupayı.
SADAKAT SEVDİĞİNİ ÇIKARIP AVUCUNDA TUTMAKTIR.
Ama sadakat gerektiğinde o yüreği fırlatıp yere atmaktır.
Sadakat ya birine doğru koşmaktır,
Ya birinden kaçmaktır.
Sadakat erdem değildir aslında;
Sevgiden kör olmaktır.
HEP KAÇTIĞIN ŞEYE ENİNDE SONUNDA YAKALANMAKTIR SADAKAT.
Pazartesi
Gönderen Yasemin zaman: 12/14/2009 02:40:00 ÖÖ
